4/5/2008 - Ben Seninle Buralıyım
Çoğu zaman herşeyin “burada
olmak”la ilgili olduğunu sanıyor insan. Burada olmak, yani hayatta olmak... Senden önce ben de
böyle düşünüyordum. Aslında mesele burada olmaktan çok, “buralı olmak”la ilgiliymiş; kendini buraya ait olduğunu hissettiren
şeylere sahip olmakla...
Burayı değerli hale getiren şeyleri kolayca sıralayabilir
insan. Listeye onlarca duygu ve madde ekleyebilir. Ama bunlara ek olarak bir de
kişi eklemeye görsün. Bir silüet, sonra bir karakter. İşte o zaman kendini gerçekten
buralı hissetmeye başlıyorsun. Yere daha sıkı basıyorsun. Bastığın yerin O’na
ulaştığını bildiğinde, ya da soluduğun havanın O’na ulaşmanda elzem olduğunu
bildiğinde, her nefesin kıymetli olduğunu farkediyorsun.
Öyle ya, sen olmasan Macellan’nın deli bir denizciden ne
farkı kalırdı? Yahut satırlarca süren İspanyol isimleri, atalarının
işgüzarlığından başka birşey ifade eder miydi?..
Halbuki şimdi tüm bunlar ve seninle ilgili daha binlerce
irili ufaklı detay, beni buralı yapan hayat zerreleri. Ben seninle buralı oldum, senden önce yalnızca buradaydım.
Burası sensiz giderek daha fenalaşıyor. Zorlanıyorum. Burası,
artık buralı olmak isteğim yer olmaktan çıkalı çok oldu, biliyorsun. Ya da
bilmiyorsun. Kim bilir? Ama tutunabildiğim kadar tutunacağım ben. Bir sebep
olduğu sürece, beni buraya ait hissettiren, senin masada kaşımda durup boğaza
bakan hayalin de olsa, ona tutunacağım. Tutunamadığım yerde, buralı olamadığım
anda, burada olmaktan da vazgeçeceğim çaresiz. Bir an üzerinde düşünmeyeceğim
geriye kalan hiçbir şeyin. Ama bunlar, seni üzerinde durmaya değer bulacağın
şeyler değil, bilirim. O yüzden seni hiç meşgul etmeyeyim bunlarla...
Burada şimdi, kimi zaman sağlığına dair endişeleniyorum.
Belki saçma ama, oluyor işte. Sonra kendimi gereksiz endişelendiğime
inandırıyor, teselli ediyorum. İyisin herhalde, umarım öylesindir. Kendine ufak
tefek fiziksel zararlar vermekte üzerine yoktu. Ben de şimdi o sadakatle yerine
getirdiğim görevimden azledilmişken tarafından, herşeyin yolunda gittiğini ümit
etmek istiyorum.
Mektupları uzatma huyumdan çokça yakındığımı hatırlarsın.
Şimdi istesem de uzatamıyorum. Nefesim daha gürdü sanırım o zaman. Böyle
tıknefes değildim herhalde. Vakitlice son vereyim izninle...
Kendine iyi bak.
D.A.
Not: Evet, hala...
|